Günlük hayatımızda bizi A noktasından B noktasına götüren araçlarımızın kaputunun altında yatan teknolojiyi hiç merak ettiniz mi? Çoğumuz sadece kontağı çevirir ve gideriz; ancak araba motor nasıl çalışır sorusunun cevabı, yüzyıllık bir mühendislik harikasına dayanır.
Geçmişten Günümüze Motor Teknolojisi
Araba motoru tarihçesine baktığımızda, bizi 1879 yılına, Carl Benz’in tasarladığı tek silindirli motora götüren bir yolculuk bekler. İnsanlık, atların gücüne ihtiyaç duymadan seyahat etmeyi bu dönemde keşfetti. Henry Ford’un “T Modeli” ile seri üretime geçmesiyle de otomobiller herkesin ulaşabileceği bir teknoloji haline geldi. Peki, bu karmaşık gibi görünen sistemin kalbi nasıl atıyor?
Motor Çalışması ve Pistonların Gücü
Aslında araba nasıl çalışır sorusunun cevabını bir bisiklet örneğiyle basitleştirebiliriz. Bisiklet sürerken bacaklarınızın aşağı-yukarı hareketi nasıl pedalları çeviriyorsa, motor içerisindeki pistonlar da aynı mantıkla çalışır. İçten yanmalı motorlar, yakıtı (benzin veya dizel) yakarak ortaya çıkan ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştürür.
Bu dönüşüm sürecinin temelinde ise Otto Çevrimi yatar.
4 Adımda Kusursuz Döngü: Otto Çevrimi
Benzinli motorlarda güç üretimi 4 temel aşamada (zaman) gerçekleşir. Bu döngü, krank mili her döndüğünde tekrarlanır ve aracın hareket etmesini sağlar:
Emme (Giriş) Zamanı: Piston aşağı inerken emme valfleri açılır. Silindirin içine yakıt ve hava karışımı dolar.
Sıkıştırma Zamanı (Adyabatik): Piston yukarı doğru hareket ederek içerideki yakıt-hava karışımını sıkıştırır. Bu sırada basınç ve sıcaklık artar.
Yanma (Ateşleme) Zamanı: Sıkışan karışım, buji tarafından ateşlenir. Silindir içinde minik bir patlama gerçekleşir ve bu patlamanın gücü pistonu şiddetle aşağı iter. İşte motor çalışması sırasındaki asıl güç burada üretilir.
Egzoz (Boşaltma) Zamanı: Piston tekrar yukarı çıkarken egzoz valfleri açılır ve yanmış atık gazlar dışarı atılır.
Elde edilen bu güç; krank mili, şanzıman ve akslar aracılığıyla tekerleklere iletilir ve yolculuğunuz başlar.
Motorda üretilen güç sırasıyla; debriyaj (veya tork konvertörü), şanzıman (vites kutusu), şaft, diferansiyel ve akslar aracılığıyla tekerleklere aktarılır.